|
|
Seçtiklerim
Sağlık
Çayla Gelen Sağlık | Çayla Gelen Sağlık |
|
Belkide birçoğumuzun
vazgeçilmezi olmuştur günboyu içtiğimiz çaylar.. Hatta bazen “keyif çayı”
ismini bile koyarız çaya kahvaltı sonralarında nedenini tam bilmeden…Aslında
soğuk kış mevsimelerinde içtiğimiz çayın rahatlama, ısınmanın yanında
vücudumuza sağladığı olumlu getirilerinin olup olmadığını da bilmemizde fayda
var.
Tüketimi gün geçtikçe artan
çayın; ülkeden ülkeye de tüketimi değişiklik göstermektedir. Bu miktarlar;
Kuzey irlanda’da kişi başına
Çayın üretimi sırasındaki değişiklikler nedeni
ile oluşan çay tipleri
Günümüzde ticari amaçla üretimi
yapılan birbirinden farklı üç tip çay vardır. Bunlar: siyah, yeşil ve oolong
çaydır. Dünya çapında üretilen çayın; %76’sını siyah çay, %22’sini yeşil çay ve
%2’sini oolong çay oluşturmaktadır. Siyah çay üretimi; soldurma, kıvırma,
enzimatik oksidasyon ve kurutma aşamalarından oluşurken, yeşil çay üretimi
yüksek sıcaklık ve buharla şok soldurma, kıvırma ve kurutma, oolong çay
üretimi ise hafif kıvırma, enzimatik oksidasyon ve kurutma aşamalarından
oluşmaktadır.
Çay yaprağının bileşimini;
iklim, çayın genetik yapısı ve kültürel etkenler etkilemektedir. Bu bileşimde
en fazla polifenolller bulunmaktadır. Çay yaprağındaki polifenollerin yaklaşık
3/4 ‘ünü flavonoidler, bunların da %60-70’ini epigallokateşin-3-gallat
oluşturur. Siyah çayın işlenme miktarı arttıkça flavanoid içeriği
azalmaktadır. Siyah çayda %3-10, oolong çayda %8-20, yeşil çayda ise
%30-42 oranında flavanoid bulunmaktadır.
Çayda bulunan flavanoidlerin vücuttaki etki
mekanizması
Çayın içerdiği flavanoidlerden
dolayı çayın vücutta birçok önemli işlevi vardır. Özellikle içeriğindeki
flavanoidler güçlü antioksidan etki göstererek bazı oksidatif olan enzimleri
yok ederek iltihap önleyici aktivite göstermektedirler. Antioksidan etki sebebi
ile enfeksiyona yakalanma riski yüksek olan bireylerde bağıişıklık sistemini
arttırarak hastalıklara karşı koruyucu etki sağlamaktadır.
Çayın flavanollerinin
antioksidan yeteneği hidroksil gruplarının sayısına, bağlandığı yere ve bazı
grupların varlığına bağlı olmaktadır. 1998 yılında yapılan bir çalışma;
çayda bulunan kateşinlerin antioksidan gücünün vitaminleden daha yüksek
olduğunu göstermiştir.
Özellikle çaydaki bu fenolik
bileşikler deri ve akciğer tümörü oluşumunda hücre çoğalmasını önlemekle
kalmayıp aynı zamanda bu tümörün büyümesini engellemektedir. Yapılan bir
çalışma diyetle alınan antioksidanların %35-45’inin çay flavanoidlerinden
kaynaklandığını belirtirken çayın demlenme sırasında sıcaklığının artması ile
deme geçen antioksidan sayısının arttığını destekleyen sonuçlar bulunmuştur.
Çay bazı hastalıkların oluşumunu da azaltıyor!
Yeşil çay siyah çaya göre daha
fazla antioksidan etkiye sahiptir. Yüksek antioksidan aktiviteye sahip olan çay
LDL ( kötü huylu kolesterol ) kolesterolün oksidasyonunu geciktirerek kanda
miktarının azalmasını sağlamaktadır. Bu durum göz önüne alındığında çayın kalp
hastalıklarının oluşma riskini de azalttığı gözden kaçırılmamalıdır.
Ayrıca düzenli çay tüketimi
akciğer, özefagus, pankreas, meme, karaciğer ve kolon kanseri oluşumuna neden
olan kimyasal karsinojenlere karşı koruma sağlarken , kanserin de başlangıç,
ilerleyiş ve dönüşüm evrelerini önlediği bazı çalışrmalarda gösterilmiştir.
Ne kadar tüketmek
gerekir?
Bu kadar fayda sağlayan çayın
tüketimi konusunda Fark Etmeden Diyet Beslenme ve Diyet Danışmanlığı
önerilerimiz; çayın tüketiminin çok fazla sınırlandırılmadan yetişkin
bireylerde tüketimini günde 600- 750 ml arasında olabileceği iken dikkat
edilmesi gereken noktalar da olduğunu vurgulamak gerekmektedir.
Tüketirken dikkat edelim!! Özellikle tüm yaş grubunda öğünle tüketildiği zaman, öğünle alınan demirin; çayın içerdiği bazı fitat ve tanenler nedeni ile emiliminin azalması ile sonuçlanabileceği ve bu durumun demir eksikliği anemisine neden olabileceğinin unutulmaması gerekmektedir. Bu durumdan kaçınmak için ise öğünle değil öğün sonrasında ve açık olarak tüketilmesini öneriyoruz. Ayrıca çayın içersine sıkılan 2-3 damla limon suyu da demir emilimini engelleyerek bu olumsuz durumun oluşumunu engellemektedir. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|